Haber editörün değil mi, istediği gibi görür, kime ne?

Haber Türk editör kadrosu gazetenin 10 Eylül 209 tarihli nüshasında yer alan bir habere öyle bir takla attırmış ki, o haberi ilk elden yazan muhabir ertesi gün gazetede kendi haberinin başlığını gördüğünde içinden kimbilir neler geçirmiştir. Oldukça nesnel bir dille yazılmış haber, sadece bir başlık ve de spotla bambaşka bir köşeye çekilmiş. Üstelik haberin sunumunda bu değişikliği yapanlar haberin ana gövdesinde ve başlık ve spottan sonra dikkat çeken ilk şey olan haber kutusunda haberin veriliş biöimine uygun hiçbir değişiklik yapmamışlar. Haberin başlığı “Azınlık okuluna tarih dersi gibi Lozan yanıtı.” Haberin spotunun okuyucuya ilk hatırlattığı şey Türkiye’de yaşayan Ortodoks Rum azınlığın yıllardır Heybeliada Ruhban Okulu’nu açtırmaya çalıştığı oluyor. Bunun hemen ardından spot diyor ki Rum azınlık bir yandan Ruhban okulu mücadelesi verirken, öte yandan ise Şişli’de bir Rum ilköğretim okulunun kapanması için başvuru yapıyor. Yani diyor spot okuyucuya, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı bu “ikili” duruma izin vermeyerek  “tarih dersi niteliğinde” bir cevap veriveriyor cemaate: Lozan Antlaşması azınlık haklarını korur, bu yüzden okul kapatılamaz. Bu bilgiler okuyucunun sadece spottan ve başlıktan aldıkları. Ancak bunlar arasında cemaatin okulun neden kapatılmasını istediğine dair bilgi yok.

HT diyor ki, bunlar bir öyledir, bir böyle

HT diyor ki, bunlar bir öyledir, bir böyle

Haberi okumaya başlayan okuyucu cemaatin neden okulun kapanmasını istediğini anlıyor:  Bakanlık artık öğrencisi olmayan 13 azınlık okulunun yöneticilerinin görevine son veriyor. Bu haberin ilk cümlesi. Yani okuyucu daha ilk cümleden okulların gerçekten işlevsiz kaldığını ve bu durumun da bakanlıkça görevden alma kararı verilerek tescillendiğini görüyor. Üstelik söz konusu olan okul sayısı 1 değil, 13 ve bunun içinde 12 Rum okulu 1 Ermeni okulu var. Rum cemaati bakanlıktan Şişli’deki okul binasını başka bir amaçla kullanma izni istiyor ancak Bakanlık Lozan Antlaşması’nın azınlıklara verdiği hakları ihlal eder gerekçesi ile talebi reddediyor ve cemaat dava açıyor.

Haberin kutusunda da ise “okulların çürümeye terk edilmemesi için azınlık cemaatlerinin açtığı dava büyük önem taşıyor” deniyor. Yani haberin göze çarpan unsurlarından olan kutuda, bu davanın olumlu bir şey olduğu okuyucuya hissettirilirken, kutunun yanındaki spot ve başlık Rum cemaati alenen ikiyüzlülükle suçluyor. Yani eldeki verilerle rahatlıkla “devlet kullanılmayan cemaat okulu binalarını hak koruma kisvesi altında çürümeye terk ediyor” haberi yapılabilecekken, haber birden bire “milliyetçi” bir hal alıveriyor. E bu haber yazı işlerinin karanlık tarafı kategorisine girmez de hangi kategoriye girer?

habertürk logo

22 Yorum

Cevapla